top of page

Zaten Her Şey Beni Biraz Mahveder | Gonca Royem Gündoğan

  • May 7
  • 3 min read

            “Bütün acılar birgün son bulur mu?”

            “Hiçbir fikrim yok”

            “O zaman neden karşıma çıktın?”

 

Yağmurun sanki her damlası montumun üstüne kurşun gibi yağdığı bir gündü. Motorun üstüne bindim, yeni bir paketi Mavişehir’e bırakacaktım. Yemek de bir güzel kokuyordu ki sorma... Kapıyı çaldım. Kadın tüm mutsuzluklarının sebebi benmişim gibi açtı kapıyı.

“Geç kaldınız!”

“Yağmur ve rüzgar hızlı gelmeme engel oldu. Kusura bakmayın.”

Kadın mırıldanarak

“Ben dedim sanki bu işi seç diye!”

“Anlamadım?”

“Yok bir şey. Ödemeyi yapmıştım, yemek de soğudu, gerçi paramı geri istemem lazım ama neyse...”

 

            Hiçbir şey söylemeden çıktım oradan, sanki ne söyleyebilirdim ki zaten. Yeni paket beklerken diğer kuryelerin beklediği bir yer vardır bizim orada abi. Sana abi dememde bir sorun var mı?

            “Bizim bir cinsiyetimiz yok”

            Eski sevgilim de senin gibiydi. Hatta şey derdi bana Delal; cinsiyetsiz olsak bu dünya daha güzel olmaz mıydı? Severdim onu. Neyse, diğer kuryelerin olduğu yere geldim bir dakika motordan inmeden yine akşam oldu. Gittim aralarına oturdum. Sigara içecektim pakette son bir sigaram kalmış çalışmaktan aklıma bile gelmemiş. Yalnız o sigaranın tadı da bir başka olur bilen bilir. Tam yakacaktım ki elimden düştü, sen misin elimden düşen başladım ağzıma geleni saymaya...

            Hasan Abi yanıma geldi. Alper ne oldu oğlum dedi. Abi dedim sigaram düştü, son sigaramdı. Çıkardı bir paket verdi bana, ağzına kadar dolu paket. Yok abi dedi alamam, al lan dedi dur şuradan sana bir çay alıp geleyim dedi. Abi oranın çayı pahalı gel dedim. Güldü hadi lan oradan dedi. Babacan adam. Ona da dedim Delal iyi ki kızdı abi çok iyi kızdı. Neyse çayı, sigarayı içtik yeni paket geldi, baktım Evka-5 aman yarabbi dedim bu yağmurda o tepeyi bu motorla nasıl çıkacağım? Başladım sürmeye, yağmur durdu, her şey yoluna giriyor gibiydi benim için. Tepe o kadar zorlamadı beni. Eve gittim kapıyı çaldım, bu sefer yüz lira bahşiş aldım. İyi bari dedim, bu parayla Hasan Abi’ye sigara alırım. Keyifim yerine gelince bir sigara içip günü bitireyim diye düşündüm. Kapıya çıktım bir de ne göreyim motor yok. Çevrede de bir Allah’ın kulu yok. Aşağı doğru koşturdum, benim motor yokuşta duramamış aşağı doğru kaymış gitmiş, kask desen şuan bile yuvarlanmaya devam ediyor. Motora bindim, birkaç seferde anca çalıştı. Kask paramparça olmuş, çok pahalı bir şey değildi zaten. Yağmur da tekrardan yağmaya başladı. Kask parçalandıkça yüzüme parçaları geliyor, her parçasını hissediyorum. Küçükken düşüp dizimi yaralamıştım abimin elimi tutuşu geldi. Kardeşimin doğumu geldi aklıma. Neyi başarabildim ki abi ben bu hayatta? Bindim motorun üstüne, çıktım Evka-5’in tepesine. Annem aradı tam o sıra. Zaten hemen anlar o böyle şeyleri. Abim beni dövünce evdeki sessizlikten anlardı dayak yediğimi. Açamadım, telefona baktım ve öylece koydum cebime. Bir yıldırım düştü o an yanıma, kendimi kaybettim, birkaç dakika sonra sen geldin abi işte. Ne olacak bana hadi söyle ölecek miyim, yaşayacak mıyım?

 

            “Seni ben yaşatamam, öldüremem de. Bütün sorunlarını bir anda bitiremem de. Ben sadece yolcuğunun molasında sana çay getiren birisiymişim gibi düşün. Bazen olur böyle, geliriz insanların yanına. Kask sesini duydum biliyor musun? Sen ağladığının farkında olmadan kendin parçaladın aslında o kaskı.”

            Ee abi ne olacak şimdi. Bu saatten sonra aşağı insem ne değişecek? Neyi değiştirebileceğim.

            “Bu hayatta hem sevdin hem sevildin. Küçüklüğünden beri de sevildin aslında. Hiçbir şeyi değiştirmene gerek yok; sev, sevil ve vakti geldiğinde git... Hayat bu kadar işte. Çok abartmaya gerek kalmadan bu tepeyi çıktığın gibi indiğinde hem tepeyi çıkmanın tadını al hem de inmenin.”

            Abi ne tadı gözünü seveyim. Adın neydi bu arada abi senin?

            “Ne cinsiyetim var ne adım. Bir yolcuya eşlik ediyorum sadece.”

            Gelecek misin tekrardan?

            “Vakti geldiğinde sana ben eşlik edeceğim, ama vakti tam geldiğinde. Şimdi anneni ara ve motoruna bin.”

            Annemi aradım, eve geldim, çayımı koyum ve telefonla bir süre telefona baktım.

            Alo Delal nasılsın?

Comments


bottom of page